14 Aralık 2009 Pazartesi

Santa Kılaus.

Mişel çocukken uzun bir süre sigara paketlerindeki alüminyumları toplayıp sattı. Kazandığı paraları da Yaz-Buz ve Yumiyum'a yatırdı. Miğdesine yatırım yaptı. Çocukluğunu bir balkon çocuğu edasıyla değil de hep sokaklarda geçiren Mişel, serpildi ve büyüdü. Farklı tutkuları bir arada yaşamayı seviyorum diyebilen bir gençti. Reklam filmlerine çok özenirdi. Reklam filmlerindeki gibi elmaları şekilli ısırmak, dilli budaklı çikolata yemek, sürekli gülmek ve zıplamakti tüm isteği. Onüç gün önce abisi Con'la beraber gözlerinden operasyon geçirmiş, göz problemleri tedavi edilmeye çalışılmıştı. Abisi Con da LED aydınlatma işleriyle uğraşıyordu. Bir bürosu vardı ve projeler üretiyordu. Ameliyattan sonra Mişel'e: "Beni net görüyor musun a Mişel?" diye gülümsemeli bir soru sorunca abi Con, Mişel de tüm espri kabiliyetini ortaya dökerek "Seni çok LED görüyorum abiciğim." dedi. Demez olaydı. Yeni yıl yaklaşırken, Mişel'de onsekiz yıldır tekerrür eden bir stres yeniden boy gösterdi. Mişel, altı hafta önce Tara mağazasından bir pardösü aldı. Uzun ve griydi. Pardösüsü ile tüylenme sorunu yaşadı. Değiştirmek için yeniden Tara'nın yolunu tuttu. Hangi mağazadan almışsa o mağazanın poşetiyle geri gitmeyi kendine misyon seçmiş olan Mişel; Tara'ya gitmeden önce otuzyedi dakika boyunca evin içerisinde Tara'nın poşetini aradı. Buldu. Önce pardösüyü poşetle sardı. Sonra da kendini atkıyla ve bereyle sarmaladı. Tara Mağazası'nın bulunduğu AVM'ye girdi, iksrey cihazından da geçti. Kafasını yukarı kaldırdı ve her yerde yeni yıl kutlama olaylarını gördü. Birdenbire, -yaklaşık- yetmişdokuz saniye donup kaldı. "Yeni yıl geliyor lan! Off!" diye içi bayıldı. Annesine kızdı bir an ve bir kere daha hatırladı. İçten içe hıçkıra hıçkıra ağlamaklı anlattı önünden geçen köpekli şapkası olan kadına: "Ben henüz altıbuçuk yaşımdayken, yani ilkokul bire başlayacakken, yılbaşında annem olacak kadın Terese elime kalem kitap defter verip ders çalıştırmaya zorlanmış ve bunun altında yatan neden olarak 'Yeni yıla nasıl girersen bütün yıl öyle geçer.' diye aklıma kazınmıştı."

Köpekli şapkası olan kadın büyüyen gözlerle olay yerinden hızla uzaklaşırken, "Ne manyağğhk adamlar var arkaaaaş." demeyi de ihmal etmedi hani.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder