13 Mayıs 2010 Perşembe

Tahsilin önemi.

Corciya mesleğinde oldukça saygın bir antropologtu. Birçok yayını vardı ve saygın konferansların afişlerinde ismi hep büyük puntolarla yazılırdı. Bazılarında da kalın bile yapılırdı. Harvard'da, Berlin'de dersler verdi. Onun tatmin eden eyi bir türlü bulamadı. Bir üniversitenin konuğu olarak Istanbul'a geldi ve Özel Halk Otobüsü kullandı. Folk konularına daha bir yakındı. Orada muavinin leş kırmızısı kravatını ve arkası kırılmış kundurasıyla ön kapının demirine dayanmış ayağını gördü. Bir eli para masasında diğer eli de telefondaydı. Durmadan karşıdakine "Toprağım." diyordu. Corciya indi otobüsten ve İstiklal Caddesi boyunca 3 metrede bir kolbastı yapanları gördü.

İşte asıl araştırmam gereken bu dedi kendi kendine. "Acaba 'toprağım' lafını ilk kim söyledi? Kolbastı'yı kim bulaştırdı? " diye hayıflandı ve durdu.

Haklıydı. İyi çalışmalar Corciya, yazık sana.

4 Mayıs 2010 Salı

Ekskavatör uzatışı.

Fırançeska çocukluk dönemlerinden beri hız tutkunu bir hatundu. En hızlı akülü arabaları ister, Komodor Altmışdört'de en hızlı arabaları seçerdi. Paris'ten İstanbul'a uzanan hikayesinin en baskın durumu olan hız onu Taksim-Bakırköy sarı dolmuş hattına sürüklemişti. Mardinlilerle takıla takıla hafif bir gırtlak yapmış, arapçayı bir nebze de olsa sökmüştü. Her şeyden daha önemlisi, ekskavatör tadında arkaya para uzatabilen elleri geliştirmişti. Baş parmak ve işaret parmağı arasında sıkıca duran demir paraların dengelediği eski kağıt paralar.