30 Aralık 2011 Cuma

Balat'a modernist ağıt.

Araba camı kiri ve pisi üzerine ayFon kamerası tekniği ile çapraz banyolama. "Her sabah Balat'tan geçiyorum." adlı, pop-realistik retro sinematografik video-art çalışmam.

KIPS

www.serhatbayram.net

video

21 Aralık 2011 Çarşamba

Yeni Akım Tırt-Sanat

Merhaba, ayFon’umla çeşitli görsel yeni akım tırt sanatlar icra etmeye çalışan biriyim. Kah efektli videolar çeker, kah bacak-omuz-dudak girer efekti basar, kah gülerim. Attığım efektler, yakaladığım kuşlar, göğe diktiğim objektifimden pörtler. Tek derdim; gökyüzülü, kuşlu, bulutlu ve ağaçlı videolar ve fotoğraflar çekmektir. Yağmur yağsın, camlara damlacık düşsün; gökkuşağı pörtsün diye yanıp tutuşur direkt pusulanmış halimle fotoğrafını çekerim. Entelcilik takılır, hatunluğun eppeği ile bol takipçimle şakalaşırım; mındar-mıcır oynatırım. Sıtarbaks’ta kahve içer fotoğrafını çakarım. Vayt çaklıt moka ister sütünü yağsız derim. Kremayı severim. Sandalyeden düşerim. Vedalaşırken ojeli tırnaklarımı havada tepiştiririm. Alın çatından öperim.

* Bu video, yağmur damlacıklı entelci video-art gibi sanılan ama aslında Van kedili bir videodur. KIPS. video

23 Kasım 2011 Çarşamba

İffetli ayılar.


Haribo'ya bir de benden bi' güzellik: İFFET

12 Ekim 2011 Çarşamba

Çok sev.


// "Ne bu, indir lan o eli!" dedi, Pati dedim. "Hayvan! Freddy gibi uzatmışsın tırnakları! Ve jilet, ve acımasız..." O günden beri bana Canıtın Puaça diyor. O da benim gibi bir Van'lı... Beni sevmeye çalışınca patiyi eline yapıştırmak şerefsizce bir duygu. Hatta, acı verici... Garip huyları var, mesela cipslerini mutfakta bırakıyor. Yememi istemiyor. Hiç affetmiyorum, paketi patlatıyorum. Karın doyurucu bir duygu vesselam. "Canıtın! Tüylerini daha fazla dökersen ağzını kıracam ha!" Çılgın! Kuma sıçtığımda bana "Çok sev!" diyor. "Çok sev!" Bu ara eve çok az geliyor, bana mama koymamasından korkuyorum. "Çok mu çok katlanıyorum lan sana Canıtın!?"

Illustrations: Tolga Ülkümen
Poster & Copies: Serhat Bayram

http://serhatbayram.deviantart.com/art/Cok-Sev-263020145

26 Eylül 2011 Pazartesi

Zippo'landım da duruldum.

‎// Merhaba, muhasebeciyim ve uzun burunlu ayakkabı sahibiyim. Ekseriyetle uzun burunlu araba almayı ister, uzun burunlu ayakkabımla bütünleştirmeyi hayal ederim. Saçlarımı geriye jöleler, ayakkabımı ceket iç cebinde taşıdığım mini ayakkabı parlatıcısıyla ayna gibi yapar, kebapçıdan kürdansız çıkmam. Akşam bira masasında her hangi birinin Zippo’sunu görmeyeyim 15 dakika açıp kapatır, gazı tüketir, direkt Zippo yarışması zırvasını anlatır, birincinin yumurta kırma hareketi yaptığını gazlar, muhabbete sıçarım. Kulak arkamdan bir perçem saçımı gösterir, kafa tokuşturarak öperim.

1 Eylül 2011 Perşembe

Keyif.

// Merhaba, bayan bir tatil tapiriyim ve 18-35 yaş aralığındayım. Gerek İstanbul'da ayağı vapura dayamalı ayak fotoğrafı, gerekse yeni aldığım çorapla odamda ayağımı tavana dikmeli fotoğraf tecrübemle Bodrum'da coşarım. Keyif almayı ayak fotoğrafına bağlar; suyun içinde ve suyun dışında, kumsalda sadece ayaklarımı çeker sağına üstüne keyif yazarım. Ciciş derken öperim, kaşlarımı çizerim.

26 Ağustos 2011 Cuma

bOdReAm

// Merhaba, liboş kesimden her hangi biriyim. Yaz ayı gelmesin direkt Bodrum'a akar, sahillerde dipsi dipsi gezerim. Kiralık bulursam üstü açık bir eski model jipi altıma çeker, kavruk tenim ve Kıristiyanö Rönaldo parlak küpemle kendimden geçerim. Bol flaşlı, bol bakışlı fotoğraflar çeker döndüğüm an "bOdReAm" albümünü direkt Feysbık'a çakar, kaşlarından öperim.

28 Temmuz 2011 Perşembe

Pide Göt

// Merhaba, Türk hatunuyum ve güzel miyim bilmiyorum. Sıcak günlerde tatile koşar; makyajlar ve kıyafetlerile boy gösteririm. Tatile gelip rahatlamak, dinlenmek değil; kendimi göstermek ve ilgi manyağı olmaktır amacım. Kendini kasıp barda oturan erkekler arasında pide gibi kıçımla yürür, topuklu ayakkabılarla taş yolların arasına takılırım. Herkese "hayatım, aşkım, bebişim" der; avuç içinden öpüp uzaktan el sallarım.

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Velkım tu Törki

// Merhaba, Türkiye'yim ve pek bir güzel yerim. Her üniversite ile ilgili yazıda ve haberde görseli pörtleyen İstanbul Üniversitesi'nin kapısını yerinden oynattığı gerekçesiyle vefat etmiş bir öğrenciye dava açılan yerim. Ha, görme engellli öğretmeni de unutmaz, röntgencilikle suçlamayı severim. Meclisi tıkır tıkır işletir, her şeyi isteğime göre oynatır; saçlarından bir tutam çekerek öperim.

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Fotoğrafla tanışma.

// Merhaba, fotoğrafçıyım ve tabii ki Türkiye'deyim. Güzel kız çekiyor, fotoşopta renklerini sıçırtıyor, diyaframı hep çok düşük tutup arkayı uçurtuyorum. Bokeh çok seviyor, fotoğrafla olan tanışmamı kişisel web sitemde "Babamın ilk analog fotoğraf makinesine dokunmam, dayımın ilk fotoğraf makinesini misafir odasının camekanında görmen, teyzem'in ilk makinesini silmem" vb. kolpalarla anlatıyor, ışığından öpüyorum.

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Korumacı Kimlik

// Merhaba, Türk erkeğiyim ve korumacı kimlik sahibiyim. Mağazada kasiyer bilgi için sevgilimin cep telefonunu istediği an öne atılır kendi numaramı hışımla veririm. Yolda her hatunu keser, gözlerimle öperim; konu sevgilim olunca kendimi yerim. En iyisi bendedir; hep kendi arabamı över, sattığımda söverim. Sürekli alttan "Nah!" hareketi çeker, sol göğüs üstünde elma kadar amblemli gömlek giyerim. Boynundan öperim.

8 Temmuz 2011 Cuma

Feysbık

// Merhaba, Feysbık'ım ve Türkiye'deki durumumdan tedirginim. Her profilde en az 1 tane ülke kurtarmalı sosyal içerikli resmin, 1 tane nargile dumanı havada yakalanmışlı ve 1 tane de Ortaköy Camii önü arka plan Boğaz Köprüsü'lü fotoğraf bulundurulan yerdeyim. Gubik bir manzara fotoğrafına etiketlenen 47 kişinin tek tek "Tşkler!!!11" yazılmasına üzülür, yaz geldiği gibi "bOdReAm!" albümünü beklerim. Dürterek öperim.

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Veni, vidi, fici. - Gittim, gördüm, verdim.

‎// Merhaba, Erasmus'a giden üniversiteliyim. Ülkemde gerek ailem, gerek çevrem-mahallemden gelen eşsiz baskılardan uzak kendimi misler gibi kaybediyorum. Almanya'da Börlin, Hollanda'da Amstırdem'de kayboluyorum, pompişin dibine vuruyorum. Trenle ordan oraya uçuyor, "Ben asla ülkeme geri dönemem!" diyorum. "Bir şeyi ne kadar yasaklarsan o kadar çok yapılır." mottosunu yalıyorum. Feysbık'a "Simit özledim!" yazıyorum.

4 Temmuz 2011 Pazartesi

24 Saat Sıcak Su

// Merhaba, küçük bir otelim ve paspalım. Epey kirli olmamı 54 yaşındaki kat görevlisinin tek bir viledayı klozete, banyoya, lavaboya ve aynaya sürmesine borçluyum. Tabelamda geçen "24 Saat Sıcak Su" ibaresi içeride mutlaka sıcak bir olay olduğundandır. Samsun sigarasının külü oldukça uzun ama asla düşmeyen, penceremden sarkan kırçıl sakallı, yaşlı ve beyaz atletli adamın eksik olmadığı yerim. Saçınızdan öperim.

30 Haziran 2011 Perşembe

Törkiş Dilayt

// Merhaba, Türk Kızı'yım ve kendimi bulunmaz kaftan sanıyorum. Sokakta gördüğüm her kediden kaçıp tiksinsem de, her türlü videoda gördüğüm envai çeşit kedi için "Yerim bu, yirim, yerim ki!" gibi saçmalıklarla yaklaşıyor, en çok da "Yenir ki bu!" lafını kullanıyorum. Gerçekte en çok anne-babamın başının etini yiyorum. Geçerken vitrinlerden kendimi seçiyorum. Kaşların ortasından öpüyorum.

27 Haziran 2011 Pazartesi

La bebe, La bonita.

// Merhaba, Ankara'yım ve tam ortadayım. Büyük gibi ama küçük; baş gibi takılan ama gövde bile tam olamayan hüzünlü bir şehirim. Biraz da gariban sanki. Kendimi kibirli sanıp, hep İstanbul'a özenen, baş olmayı İstanbul'dan almış ama hiçbir zaman hakedememiş; küçük bile olamayıp büyüyememiş bir yerim. Kahverengi takım elbisenin kırçıllı olduğu yerim ben. Hırsın, hazmedemeyişin, ukalalığın yeriyim. Bu yüzden, hayatınızda Ankara'lı diye bir kavramı yaratmış yerim. Alın çatınızdan öperim la bebeler.

24 Haziran 2011 Cuma

Aslansın, kaplansın.

// Merhaba, Art Direktör'üm, pek güzel olmasam da giydiklerim-saç kesimimle bi' nebze bi' şeye benzeyip bol ekmeğini yerim. Evimde boncuklarla "çilekli kapkeyk" yapar, kendi tişörtlerimi tasarlar ve yakasını keserim. Tek derdim reklamcının reklamcıya masturbasyonu Kan Aslanı ödülü almaktır yoksa hayatta tek bir iyi kampanya güzel bir tasarımı düşleyemez "Portakal Kabuğu Noktası" Tıvitır nickimle kulak arkasından öperim.

6 Mayıs 2011 Cuma

Komiklikli, şaka.

// Merhaba, bankacıyım ve genç gibiyim. Nevizadeye gider, bankacı çılgınlığı yaparım. Gecenin ilk saatlerinde kravatımı açar salaş tutarım, saatler geçtikçe önce kravatımı ön cebime rulolarım; sonra alkolle birlikte kafama bağlar arkadaşımla elimdeki rakıyla dans ederim. Rakıyı şalgamla içer haydariyi kaşığımdan eksiltmem. Taburede can çekişir, zeytinyağlı peynire kekik ekerim. Kulağa vurmalı komiklikli şaka yaparım.

Vatan, millet.

‎// Merhaba, ne idüğü belirsiz biriyim. Yeri gelir vatanı Feysbık'tan kurtarırım, yeri gelir sosyal mecradaki profil fotoğrafımla sosyal mesaj veririm. İşim gücüm, nabza şerbettir. Bir gün Miki Maus'la fotoğrafımı koyarım, diğer gün Deniz Gezmiş'i koyarım. Saçıma 802 toka takarım, düşük bel giyerim ama her daim dar beyaz tişörtümü kıçımın üstüne baş ve işaret parmaklarımla çekmeye dikkat ederim. Avuç içini öperim.

5 Mayıs 2011 Perşembe

Somun ayakkabı.

// Merhaba, Peyote giriş kat afişlerindeki indie çizimleri yapan biriyim. Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna ve Oğuz Atay Tutunamayanlar kitabını okumasam da internet özetiyle her hatunla muhabbetinin ekmeğini yiyorum. Gözümü kapatarak film izlediğimi ve böylece görselleri hayal ettiğini sallıyorum. Mojito'mu az buzlu tercih ediyorum, somun ekmeğe benzeyen Vans ayakkabılar giyiyorum. Gözden öpmeyi seviyorum.

4 Mayıs 2011 Çarşamba

Işıkta kütleler.

‎// Merhaba, üniversitede öğrencisiyim. Güzel Sanatlar fakültesinde mimarlık okuyorum ve bunu giydiğim beyaz bantlı yeşil Adidas eşofman altıyla gösterebiliyorum. Üstüne de dar ve beyaz tişörtümü de eksik etmiyorum. Yaz kış demeden beremi de kafamdan çıkarmıyorum. Kütlelere ışıkta şekil verdiğimi sanıyorum, götümü yere indiremiyorum. Sonuçta apartman yapacak olmama darlanıyorum. Otobüste küçük çizimler yapıyorum.

3 Mayıs 2011 Salı

Etkileşim.

// Merhaba, üniversiteden yeni mezunum. Ne yapmak istediğime tam karar veremedim ama düşünüyorum. İzlediğim bir filmden inanılmaz etkileniyorum ve hemen başrol karakterinin fotoğrafını Feysbık’ya profil fotoğrafım yapıyorum. Çizgiroman karakterlerinin tişörtlerini giyiyorum ve mutlaka masamda oyuncağını tutuyorum. İşerken hep temkinliyim, köşe pisuarları tercih ediyorum.

Taze Staj.

‎// Merhaba, üniversite biteli 2 sene oldu ve bir tanıdığın araya girmesiyle özel bir şirkette staj yapıyorum. Genelde imza karakterimi güçlendirecek şekilde iki A4 dolusu boş sayfaya imza atıyorum. Akşamları da sağ kulağımdaki Kıristiyano Rönaldö küpemle ve elimde Audi A3 anahtarlığımla 20 lira verdiğim bir şişe Heineken eşliğinde Küçük Otto’nun daracık sokakta kah sürtüşerek kah gülerek gecemi geçiriyorum.

Sosyal Medya Hatunu.

// Merhaba, üniversite öğrencisiyim ve her türlü sosyal paylaşım sitesinde varım. Hatun olmanın faydalarıyla 7859 takipçim, kafamı hafif yamulttuğum renklerini uçurttuğum profil fotoğrafım için var. “Uyuyorum cicişler.” yazıyorum, ayakkabılı ayağımın fotoğrafını koyuyorum herkes bayılıyor. Sıçmık bir fotoğrafın üzerine “Yellow” yazıyorum, herkes tasarıma bitiyor. Özetle hem tasarımcı, hem fotoğrafçı hem de yazarım…

Contemporary Art

// Merhaba, üniversiteden yeni mezun oldum. Daha doğrusu ben de New York’ta yani okunuşuyla Niiiiü Yöikk’te Contemporary Art okudum. Filtre öğrendik ve sonra Andy Warhol’a yani okunuşuyla Endi Varöil’e baktık hemen bitti. Şimdi Asmalı’da yani okunuşuyla Asmalı Mescit’te sanat merkezi kuruyorum ve burda beni herkes anlıyor yaşasın.

Amerika'da master.

// Merhaba, Amerika’da apartman üniversitesinde master yapan üniversite öğrencisiyim. Herkes, harika bir şey olduğunu sanıyor. Tüm girdiğim ortamlarda hatunlar; “Çocuk Amerika’da master yapıyor.” diyor. Sağolsun ekmeğini çok yedim ama bu bir tek; mühendislik, hukuk ve tıp okuyanların adam olduğunu sanan Türkiye’de var. Diğer hiçbir yerde bi’ şeye yaramıyor. Ha, naneli sakız çiğnemeyi seviyorum ama o ayrı konu.

Yamuk bacak.

// Merhaba, üniversite öğrencisiyim ve fotoğrafla ilgileniyorum. Ekseriyetle yamuk bacak, omuz, çorap, ayakkabı çekmeyi seviyorum. Elektrik direkleri konan kuşların silüetlerini çekip huzur doluyorum. Ters ışıkta çıplak göt meme fotoğrafı çekmek istiyorum. Bir de acayip kıyafetler giydirilip uçuk makyajlı ve fotoşopta yüzleri porselen yapılmış hatun fotoğrafçısı olmak istiyorum. Çok mu şey istiyorum? Nereden hatun düşürebilirim acaba diye kendimi kaybediyorum.

Yürüyen bant.

// Merhaba, üniversite öğrencisiyim ve fotoğrafla ilgileniyorum. Daha çok hoşuma giden her şeye tasarım diyorum. Estetik ne demek bilmiyorum. Her ota boka emperyalizm diyorum ve kendimi kaybediyorum. Bir gün içerisinde en çok kullandığım iki gelime: “Başarılı.” ve “Çok iyi abi yaa!”. Bunların dışında “Gitmek” ve “Martılı vapur.” fotoğraflarına bayılıyorum.

Yaşanmışlık hissi.

// Merhaba, üniversiteden yeni mezunum. “Yaşanmışlık hissi.” bu dünyadaki tek muhabbetimdir. Her binaya girer, “Burada bir yaşanmışlık var.” derim mutlaka. Pazar günleri başıma bandana bağlar, boynumda fotoğraf makinemle yürürüm. Akşam eve 9 kedi fotoğrafıyla döner, hemen hatunların beğenisine sunarım ne de olsa kedi. Kulaklıkla yürürken hep tedirgin olurum, limonlu bira içerim.

Objektifinize sağlık.

‎// Merhaba, üniversite öğrencisiyim ve fotoğrafla ilgileniyorum. 85 mm bir lens alıp diyaframı hep 1.8 tutup arkası uçuk omuzdan hatun yüzü çekmek istiyorum. Güzel hatun fotoğrafçısı olmak istiyorum. Çok ekmek yeniyormuş öyle. Bir deviantART hesabı açacağım da… Hangi makineyi önerirsiniz? Bu arada -hiçbiri kare formunda olmasa da- karelerinizi çok beğeniyorum, ışığınız daim olsun. Objektifinize sağlık.

Merhaba

"Merhaba." serim başlasın öyleyse. Hem burada hem de tumblr da.

http://5dakikaoncegordum.tumblr.com/