30 Kasım 2012 Cuma

Esnaf.

// Türkiye ekonomisini sanayi değil; "İşler nasıl?" diyince "Yorucu be kardeş... Ama inan beni iş değil, insan yoruyor. Yoksa 24 saat çalışsam koymaz." diyen esnaf ayakta tutuyor.

28 Kasım 2012 Çarşamba

Su bardağında çay, çay bardağında rakı, rakı bardağında su

// Su bardağında çay, çay bardağında rakı, rakı bardağında su içebiliyorsanız; tebrikler, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı'sınız.

26 Kasım 2012 Pazartesi

Soğan

// Sokakta hanımefendi mutfakta aşçı hatun soğanı pembeleşinceye kadar çeviriyorsa evlenin, karamelize hale gelene kadar çeviriyorsa eğlenin.

Yaşanmışlık

// Eğer bi' hatun yanınızda ister cümle içinde ister münferit olarak "YAŞANMIŞLIK" kelimesini kullanıyorsa, derhal bi' şişe Beypazarı maden suyu bulun, şişeyi ters tutun ve kafasına vurup kaçın. Arkanıza bile bakmayın. Olur da bakarsanız, kafadan fıskiye gibi kan gelip gelmediğini kontrol edin. Yaşanmışlık diyen kızlardan hepbirlikte tiksinelim. Lütfen. Duyarlı olun. Gençler uyuşturuldu, aileler perişan.

9 Kasım 2012 Cuma

Hanımların dikkatine. Fotoğraf makinesi ayağınıza geldi.

// Hanımların dikkatine! Fotoğraf makinesi ayağınıza geldi. Feysbık, Tıvitır, İnstegrağm, Linktin, Bihens kenarına, Tamblır kenarına fotoğraf çekilir. 5 dakikada yapılır hemen teslim edilir.

|“““““““”“”“”“”““||_
|__fotoğrafçı_|||“|““__
|_________________|) ayağınıza kadar geldi
!(@)“”“”“”“”“”(@)“”“”““

4 Kasım 2012 Pazar

Immortal imparator.

// İbrahim Tatlıses tam bir immortal. Ölümsüz eserlere imza atmış ölümsüz imparator. Kafasına AK-47 kursunu yemiş, beyine, ve ölmemiş… İbrahim Tatlıses the immortal imparator. Yiiiiiieeeendim dereye, taş bulamadım. Tamam.

Hellöviyın

// Taksim’deyim; İstiklal Caddesi’nde her yanda bi’ Hellöviyın coşkusu var. İnsanlar, duvarlar, ışıklar, kostümler, şapkalar, posterler, balkabakları… Hellöviyın kokuları burnumdan girip dimağıma yerleşiyor. “Şaka mı yoksa şeker mi!?” diyen çocuklardan, atlı başsız adama kadar… İşte İstanbul, işte Beyoğlu’nun kozmopolit yapısı ve işte bunu seviyorum. Şaka lan şaka, az önce ajanstan çıktım ve Saray Muhallebicisi’nde bol pul biberli-kekikli tavuk suyu çorba içiyorum.

Tebrikler, günaydınsınız.

// Sabah gözünüzü sevdiğiniz kadının yanında açtığınızda; burnunuza mis gibi uyku kokusu, yüzünüze de iç gıdıklayan uyku sıcağı çarpıyorsa; TEBRİKLER GÜNAYDINSINIZ.

3 Kasım 2012 Cumartesi

Burhan Öççal nasıl mı usta bir perküsyoncu oldu?

// Merhaba arkadaşım, görünüşte esmer ve sinirli ama özünde duygusal bir müzisyen olan Burhan Öççal’ın annesiyim. O parmaktaki ritimli vuruşlar, o bilekteki kıvraklık, o kolu omuzdan kullanma dünyaları, o dirsekten kırık vuruşlar… Hepsini bana borçlu. Neden mi? Ben bu kıvrağı çocukluktan yetiştirdim. Bu Burhan; ağzı beleş, tıro vıro konuşan, elleri yerinde duramayan bir çocuktu. Kısaca, ne elinin ne de ağzının ayarı vardı… Bu ne derse, “Sus, Allah korusun!” der, hemen bi’ tahta masa, kapı ve saire bulur 3 bilemedin 4 kere tıklatırdım. Şeytanları bu ritmik ve paganik hareketle kovalar, üç harflileri uzak tutar, tüm kem gözlere parmak kemiklerimin en sert haliyle dokunurdum. Gel zaman, git zaman… Evet, bu tavıra Burhan’ı da alıştırdım. Evde sürekli birlikte “Allah korusun!” diyip, tahtalara tahtalara vurduk da durduk. Karşılıklı ritimler tuttuk. Bu çocuk burdan aldı yürüdü yemin ederim. Neyse yıllar yılı kovaladı; bu yılan delikanlı, büyüdü, uzadı, serpildi… Saçlar jölelendi, fönlendi… Paçalar genişledi, daraldı… Pantolonların beli yükseldi düştü… Çocukken benim dev Vita Yağ kutularımla ritim tutan, uzun ince Öncü Biber Salçası metalinde huzur bulan bu kıvrak, şimdi dünyaca ünlü virtüöz oldu da yurtdışılarında “entertainment” denen olaylarda baş sıralarda oldu. Perküsyonda coştu da durdu. Coşturdu da durdu. Neyse benim konuştuğuma bakıp siz gaza gelip her yerde bu başarıyı anlatıp durmayın, çocuğuma nazar vurmayın; tık tık tık tık “Allah korusun! Nazar değer…” Şaka şaka, anlatın gitsin, keyfiniz gelsin. Hepinizin avuç içlerinden öperim. Haydi kendinize dikkat edin. Allah hepinizi nazardan, kem gözden korusun.