18 Şubat 2013 Pazartesi

Oda, oda, hamam, tamam: MİMAR

// Merhaba, konuşurken “S” harflerini kaydıran ve “E” harflerini yuvarlarken “kelime sonlarını “O” harfinde bırakıp uzatan biriyim. Mimar Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde mimarlık eğitimimi tamamladım, yıllarca boğaza karşı baktım da durdum. Üstüne, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisansımı yaptım, Taşkışla ne güzel binaymış diye koştum da vurdum. İçinde İtalyan’dan çok Türk’ün olduğu Politeknikö Di Milenö’da da doktora mı yaptım. Sonrasında “Ay ben bi’ daha Türkiye’de yaşıyamam.” diyerek ülkeme döndüm. Şimdi ne mi yapıyorum? Çeşitli sergilere katılıp, sanat galerilerinde boy gösteriyorum. Amacım sergi gezmek değil, açılışlardaki ucuz Cumartesi şaraplarından 2-3 kadeh kapmak ve midem yakmak. Tanıştığım insanlara “Binalar birbirine atıfta bulunmalı. İnsan ölçekli olmalı. Yaşanmışlık olmalı. Bir bina diğerinin yanında yükseliyorsa ona saygılı durmalı.” cümlelerini sırasını bozmadan patlatıyorum. İlk merhabada “Selam ben mimarım. Işıkta kütlelere şekil veriyorum.” diyorum, parmak uçlarımda duruyorum. İşin özünde “Oda, oda, hamam, tamam.” biliyorum. Göz kapaklarınızdan öpüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder